HABERLER

Güncel

Çocuklarda konuşmanın gecikmesinin nedenleri nelerdir?

Rehberlik Araştırma Merkezi Özel Eğitim Öğretmeni Elif Apak; çocuklarda gelişme gecikmesinin nedenleri hakkında açıklamalarda bulundu.

        Rehberlik Araştırma Merkezi Özel Eğitim Öğretmeni Elif Apak; “Çocuklar genellikle ilk 6 aylık süreçte ilk hecelerini söylemeye başlar. 12. ay ile birlikte ilk kelimelerini söyler. Ancak konuşmanın her çocuk için aynı hızda gelişmeyeceğini unutmamak gerekir. Her çocuk farklı aylarda ilk kelimelerini söyler, ilk cümlelerini kurar. Ancak 3 yaşına kadar beklenen konuşma gelişimini tamamlayamayan çocuklarda konuşmayı engelleyici olası nedenlerin aranması gerekir. Çünkü 3 yaşındaki bir çocuğun konuşmaya başlamamış olması bir gecikme olarak değerlendirilir.
   Ailede dil gelişimini geç tamamlayan bireyler olması, nörolojik ya da nöropsikiyatrik bir bozukluk gibi nedenlerle çocuklar konuşmaya geç başlayabilir. Genetik ve duyusal nedenler dışında, bebeğin düşük kiloda doğması, erken doğması gibi etkenler de konuşma gecikmesine neden olabilir.” dedi.

Konuşma Gecikmesinin Yaygın Nedenleri


    Konuşması geciken bir çocuğun olası çeşitli bozukluklarının erken teşhis ve tedavi edilmesi çok önemlidir şeklinde konuşan Özel Eğitim Öğretmeni Elif Apak, “ Bunun için ilgili birimlerce sağlık tetkikleri uygulanması ve uzman kişilerce çocuğa tanı konması gerekir. Erken teşhis sayesinde bu çocuklar akranlarıyla aynı konuşma becerisine sahip bir çocuk olabilir.
    Konuşma gecikmesinin en sık karşılaşılan sebepleri şöyle sıralanabilir:
    İşitme kaybı: İşitme sorunları konuşma gecikmesinin en yaygın sebeplerinden biridir. Dil gelişimi için çocuğun işitsel duyu kaybı yaşamadığından emin olmak gerekir. Çünkü işitme güçlüğü çeken çocuklar, dili anlama, taklit etme ve kullanma gibi zorlukları yaşar.
   Fiziksel nedenler: Konuşma organlarında olabilen anatomik bozukluklar, yarık dudak ve yarık damak bu sebepler arasındadır. Konuşmayla ilişkili organlarını rahatça kullanamayan çocuklar, denemekten vazgeçebilir ya da istese de ses çıkaramayabilir. Fiziksel sorunlar içselleştirilmeden çözülmelidir.
    Psikososyal deprivasyon: Sağır-dilsiz ebeveyn, çocuk istismarı ya da ihmali vb. gibi nedenler söz konusudur. Bu durumda çocuklar yaşadıkları psikolojik sorunlara bir tepki olarak konuşmayı, iletişim kurmayı kesmiş olabilir. Psikolojik destek alarak çocuğa yardımcı olmak gerekir.
   Mental retardasyon: Çocuğun zihinsel gerilik ya da yetersizliğe sahip olması dil gelişimini olumsuz yönde etkiler. Zihinsel işlevleri yeterli olmayan çocuklarda sadece dil yetisinde değil, diğer birçok bilişsel yeti alanında bozukluk görülür.
    Gelişimsel sorunlar: Gelişimsel bir dil bozukluğu çocuklarda oldukça yaygındır. Gelişimsel dil bozukluğu olan çocuklar çoğunlukla akranlarından daha geç konuşmaya başlar. Sanılanın aksine konuşma gecikmesi, bu durumda zeka seviyesi ile ilgili değildir. Genetik temelde beyin gelişimindeki bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkar.
    Çocuğun öncelikle işitme duyularının açık olması, sözlü konuşmayı duyması ve söz üretebilmesi iyi bir dil gelişimi tamamlamasını sağlayan ana etkenlerdir. Bunlarda yaşanan problemlerle dil gelişiminde de gecikmeler ve hatta kayıplar yaşanabilir. Erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleri ile gecikme problemleri günümüzde uzmanlar tarafından rahatlıkla çözüme kavuşturulabilmektedir” dedi. 

Salihli'nin mahallelerinde zorlu tütün kırımları devam ediyor
Özel Medigüneş Hastanesi gücüne güç katmaya devam ediyor
Salihli Güven'den örnek davranış
Manisa'da tasarruf dönemi
SEL-DER'den Kaymakam Sağlam'a ziyaret

SPOR HABERLERİ

En Çok Okunanlar