Salihli Gazetesi

Sarı nokta hastalığında kimler daha fazla risk altındadır?

Salihli Özel Medigüneş Hastanesi Göz Hastalıkları Doktorları Opr.Dr. Seçkin Meriçeli ve Opr.Dr. Mustafa Çelik sarı nokta hastalığı hakkında bilgiler verdiler.

Sarı nokta hastalığında kimler  daha fazla risk altındadır?
13 Eylül 2017, Çarşamba
   Sarı Nokta Hastalığı, diğer adıyla Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD), Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre dünyada görme kaybıyla sonuçlanan görme bozuklukları arasında %8.7'lik 3. sırada yer aldığını belirten Opr.Dr.Seçkin Meriçeli, “Dünyada sarı nokta hastalığından Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonundan etkilenen kişi sayısı yaklaşık 30 milyondur. Gelişmiş ülkelerde de görme kaybının en büyük nedeni olarak bilinen sarı nokta hastalığı, 50 yaş ve üzeri yetişkinlerde görülen kronik ve ilerleyici bir göz hastalığıdır. Dünyada ve Türkiye'de ortalama yaşam beklentisinin daha da uzayacağının öngörüldüğü bir ortamda, bu hastalığın giderek daha ciddi bir klinik tablo oluşturacağını tahmin etmek zor değildir. Sarı nokta hastalığında erken teşhis, tedavi ve düzenli kontrol, görmenizin korunması ve iyileştirilmesi açısından çok önemlidir.
*Makula; gözün arkasında retinanın merkezinde yer alan, gözün ayrıntılı ve merkezi görmeden, dolayısıyla okuma, araba kullanma, yüzleri tanıma gibi görevlerinden sorumlu kısmıdır.” dedi. 
 
       Sarı nokta hastalığında kimler daha fazla risk altındadır?
 
    Opr.Dr.Seçkin Meriçeli, “Sarı nokta hastalığı için en önemli risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
• İleri yaş: 60 yaşın üzerindeki kişilerin yaklaşık %25'inde sarı nokta hastalığı bulunur.
• Bir gözde sarı nokta hastalığı bulunması:Bir gözünde hastalık bulunanların yaklaşık %90'ında 2 yıl içinde diğer gözde de hastalık gelişir. • Genetik , 
• Güneşe maruziyet, • Hipertansiyon, 
• Sigara kullananlar” dedi. 
 
        Sarı nokta hastalığının belirtileri nelerdir?
 
  Opr.Dr.Mustafa Çelik  ise, “Sarı nokta hastalığı farklı kişilerde değişik belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Bazen bir gözde ileri derecede görme kaybı olduğu halde öteki göz yıllarca sağlam kalabilmektedir. Sarı nokta hastalığına erken dönemlerde tanı koymak pek kolay değildir. Ancak her iki göz birden etkilenirse okurken veya çalışırken zorluk hissedilmeye başlanır. 
Bu durumda;
1. Baktığınız noktanın ortasında koyu karanlık bir bölge olur.
2. Baktığınız noktadaki düz çizgilerde bükülmeler görülür.
3. Renkler daha soluk görünür.
Toplumda özellikle 60 yaş üstü gruplar her 4–5 kişiden birisinde, 85 yaşında ise her iki kişiden birisinde sarı nokta hastalığının belirtileri gözlenebilmektedir.
   Sarı nokta tedavi edilmez ise; Görme %95 oranında azalır ve sonucu görme kaybıdır. Görme kabiliyeti, yasal olarak körlük sayılabilir bir seviyeye iner ve hastalar baktığı noktayı göremez hale gelirler. Örneğin; kişi, karşısında duran bir şahsın yüzünü göremez ama kolunu ya da bacağınıgörebilir.
      Tedavisi Nedir?
 
   Güncel tedavilerle yaşa bağlı makula dejenerasyonuna (YBMD) bağlı görme kaybının engellenmesi ve hatta görmenin artırılması mümkündür. Tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi YBMD’de de erken teşhis ve tedavi son derece önemlidir.
Tedavi şekillerini genel olarak aşağıdaki şekilde sınıflandırmak mümkündür:
•Göz içi ilaç uygulaması: Damarlanma oluşumunu durdurmak veya engellemek amacı ile kullanılan anti-VEGF antikorların göz içine enjekte edilmesi sürecini ifade eder. Sadece göz hastalıkları uzmanları tarafından uygulanması gereken bir tedavidir. Son yıllarda geliştirilen bu tedaviyle YBMD’ye bağlı görme kaybının engellenmesi, görmenin iyileştirilmesi ve iyileşmenin korunması mümkün olmuştur.
•Fotodinamik tedavi: Bu tedavinin amacı yeni damarların tıkanmasını önlemek ve buna ek olarak retinadaki kan sızıntısının durdurulmasını sağlamaktır.
•Destek tedavileri: Görme fonksiyonunun korunmasında beslenmenin önemli bir faktör olduğu dikkate alınırsa, gıda takviyeleri olarak alınabilecek vitamin, mineral ve antioksidanlar mevcut tedavilere destek anlamında bir işlev üstlenir.” dedi. 
 
 
Yorum yapabilmeniz için "Yeni Üyelik" bölümünden üye olmanız gerekmektedir. Eğer daha önce üye olduysanız Üye Girişi yaparak yorum yapabilirsiniz.
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Obisis.com © 2013 - 2015 Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır. Tamamı veya kısmen kullanılması durumunda adli takip başlatılacaktır.